enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Tam montaj değil Ar-Ge yatırımı bekliyoruz

Tam montaj değil Ar-Ge yatırımı bekliyoruz
12.10.2026
A+
A-

Üretim adetlerinde planlı yatırımlardan kaynaklanan düşüşlere rağmen 31,1 milyar dolarlık ihracat rekoru kırıldığını belirten OSD Başkanı Eroldu, “Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok, teknoloji ve Ar-Ge getirecek yatırımlara kapımız açık. Avrupa rekabetçi kalmak istiyorsa Türkiye’yi değer zincirinin dışında tutamaz” dedi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu’nun, sektörün ilk 9 aylık karnesini ve küresel projeksiyonları değerlendirdiği basın toplantısında, traktör pazarındaki sert düşüşten ağır ticari araçların Avrupa fuarlarındaki gövde gösterisine kadar pek çok kritik detay gün yüzüne çıktı. Çin’in 45 milyon adedi aşan kurulu kapasitesine rağmen iç pazarında yüzde 22’lik bir daralma yaşadığını, bu açığı kapatmak için ihracatta yüzde 67’lik agresif bir büyüme stratejisi izlediğini belirten Eroldu, Avrupa’daki tabloyu detaylandırdı. Çin’in Rusya ve Brezilya’nın ardından Belçika ve İtalya gibi Avrupa ülkelerine hızlı bir şekilde penetre olduğunu söyleyen Eroldu, AB’nin sadece otomotivde Çin’e karşı 17 milyar Euro açık verdiğini hatırlattı.

‘Sadece montaja gelmesinler’

Türkiye’nin Çin ile olan genel dış ticaret açığının 33 milyar Euro, otomobildeki açığın ise geçen yıl 3 milyar Euro seviyesinde olduğuna dikkat çeken Eroldu, AB ile yürütülen lobi faaliyetlerini şu sözlerle aktardı: “Avrupa Birliği ‘Made in Europe’ stratejisiyle kendini korumaya çalışıyor. Avrupalıların bize yönelttiği en büyük argümanlardan biri ‘Türkiye sisteme dahil olursa Çin yatırımları nasıl yönetilecek, Türkiye Çin’in arka bahçesi olur mu?’ sorusu. Bizim tavrımız çok net: Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok. Gelecek yatırımlar mutlaka Ar-Ge ve teknoloji ile gelmeli, mevcut sanayiyi geliştirmeli. Biz ‘Ya yatırım olsun ya yaptırım olsun’ diyoruz. Uyguladığımız ek vergilerle Çinli araçların pazar payı yüzde 8,7’den yüzde 5,8’e geriledi. Avrupa otomotiv sanayii daha güçlü olmak istiyorsa, benzer mevzuatları birebir uygulayan Türkiye’yi bu değer zincirinin parçası yapmak zorunda.”

Üretim ve kapasite kullanımında kur ve enflasyon baskısı

Yılın ilk 9 ayında toplam otomotiv üretiminin geçen seneye göre yüzde 6 azalarak 971 bin adet olduğunu belirten Eroldu, kapasite kullanım oranlarında da 5 puanlık bir düşüş yaşandığını açıkladı. Hafif araçlarda yüzde 66 olan kapasite kullanımının yüzde 62’ye gerilediğini belirten Eroldu, sanayiciyi zorlayan asıl tehlikeye dikkat çekti: “Kurların ve enflasyonun yardım etmediği bir piyasada üretim ve ihracat açısından kapasite kullanımının zayıflaması, Türk otomotiv sanayisindeki şirketlerin maliyetleri açısından ikinci bir büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor.”

Dış ticarette tarihi fazla, otomobilde ise açık azalıyor

Adet bazlı düşüşlere rağmen Türkiye’nin yüksek değerli ürün ihraç etme kabiliyetinin arttığına vurgu yapan Eroldu, “TİM verilerine göre 9 aylık ihracatımız yüzde 3 artarak 31,1 milyar dolara ulaştı. Toplam ihracatın yüzde 17’sini tek başımıza sırtlıyoruz. Dış ticaret dengesinde ise uzun yıllar sonra toplamda 3,5 milyar dolarlık dev bir artıdayız. Ancak alt kırılımlara baktığımızda sadece otomobil özelinde hala 3,2 milyar dolarlık bir dış ticaret açığımız var, gerçi bu açık da azalma trendinde“ verilerini paylaştı.

Traktörde yüzde 50’lik çöküş, ağır ticaride “Gövde Gösterisi”

Alt segmentlerdeki keskin ayrışmaya dikkat çeken OSD Başkanı, traktör pazarında adeta alarm zillerinin çaldığını belirtti: “Maalesef traktör piyasasında çok ciddi bir daralma var. Pazardaki küçülme yüzde 50’ye dayandı. Bunun sonucu olarak traktör üretiminde de yüzde 30’a yaklaşan bir azalma söz konusu.”

Buna karşın ağır ticari araçlarda ve otobüste tablonun çok pozitif olduğunu vurgulayan Eroldu, “Eylül ayında Hannover’daki IAA Transportation ve Madrid’deki Busworld fuarlarında kamyon ve otobüs üreticilerimiz tam anlamıyla gövde gösterisi yaptı. Türkiye’de kullanılan otobüslerin neredeyse tamamı zaten yerli. Otomobilde yerlilik payımız yüzde 29’dan yüzde 35’e, toplamda ise yüzde 34’lere çıktı“ dedi.

Yeni modeller banttan iniyor

Dünya otomotiv üretiminin uzun bir süre 100 milyon barajının altında kalacağının öngörüldüğünü, Avrupa pazarının ise 15 milyon seviyesinde sabitlendiğini belirten Eroldu, Türkiye’nin pozitif ayrışacağını müjdeledi: “İkinci çeyrekteki, özellikle mayıs ayındaki yüzde 30’luk daralmalar yeni yatırımlardan kaynaklıydı. Biz yatırımlarını aksatmayan bir sanayiyiz. Ağustos ayında Hyundai’nin %100 elektrikli Ioniq 3 modeli seri üretime girdi. Otokar, Mercedes-Benz otobüslerini üretmeye başlıyor. Oyak Renault ‘Striker’ modelinin, Tofaş ise ‘K9’ projesinin öncü araçlarını banttan indirmeye başladı. Eylül itibarıyla ibre yeniden yukarı döndü. Sanayi olarak yaptığımız bu yatırımların karşılığını yılın son çeyreğinde ve önümüzdeki dönemde çok daha güçlü iş sonuçlarıyla alacağız.”