enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Fiilen üretim yapan markalar gaza bastı

Fiilen üretim yapan markalar gaza bastı
A+
A-

Yıllardır ülkemizde fiilen üretim yapan Renault, Hyundai ve Citroën art arda yeni yatırım kararları açıkladı. Renault Bursa’da Boreal’i, Hyundai İzmit’te 715 milyon euroluk batarya yatırımıyla IONIQ 3’ü, Citroën ise Tofaş’ta Berlingo’yu üretime alırken fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 500 bin adede çıktı.

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD’nin 1 milyar dolarlık fabrika yatırımını askıya almasının ardından otomotiv sektöründe dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı: Türkiye’de yıllardır üretim yapan köklü markalar, art arda yeni yatırım ve üretim açıklamalarıyla sahaya çıktı. Renault ve Hyundai’nin attığı adımları şimdi Citroën’in Berlingo kararı tamamladı. Sektör temsilcileri bu tabloyu “kâğıt üzerindeki vaatler değil, fiili üretimle kanıtlanan bağlılık” olarak yorumluyor.

RENAULT: “BİZ SÖZ VERİNCE YAPARIZ”

OYAK Renault, Bursa fabrikasını son iki yılda adeta yeni model üssüne dönüştürdü. 2023 yılında açıklanan 400 milyon euroluk yatırım kapsamında önce Duster üretimi Bursa’ya taşındı, ardından Clio’nun altıncı nesli devreye alındı. Şimdi ise markanın küresel büyüme stratejisinin en önemli modellerinden biri olarak gösterilen C-segment SUV Boreal, Bursa’da banttan inmeye başladı. Renault MAİS Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, “Biz Türkiye’ye ne söz verdiysek harfiyen yaptık. SUV segmentindeki pazar payımızı yüzde 4,5’ten yüzde 6’ya çıkardık. Boreal ile bu oranı yüzde 10’un üzerine taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.

HYUNDAI: 715 MİLYON EURO’LUK TARİHİ YATIRIM

İzmit’te 1997’den bu yana kesintisiz üretim yapan Hyundai Motor Türkiye, elektrikli araç hamlesini büyütüyor. Şirket, Ağustos ayında seri üretime başlayacak ilk yerli elektrikli modeli IONIQ 3’ü desteklemek amacıyla yeni bir batarya fabrikası kurduğunu açıkladı. Toplam yatırım tutarının gelecek mayıs ayına kadar 715 milyon euroya ulaşması bekleniyor; bunun 250 milyon eurosu IONIQ 3’e, 400 milyon eurosu ise Bayon ve i20’ye, 55 milyon eurosu da yeni batarya tesisine ayrılmış durumda. 30.000 metrekarelik alanda kurulan batarya fabrikasında 27 robot yer alırken, tesis ilk aşamada 300’den fazla kişiye istihdam sağlayacak.  Hyundai Motor Türkiye Genel Müdürü Murat Berkel, bu yatırımı son yıllarda otomotiv sektöründe Türkiye’de yapılan en büyük yatırım olarak tanımladı. Berkel’in açıklamasına göre İzmit’te bu yıl 27 bin, gelecek yıl ise 40 bin adet batarya üretilmesi planlanıyor.

CITROEN BERLİNGO TÜRKİYE’DE ÜRETİLİYOR

Zincirin son halkasını ise Citroën tamamladı. Marka, dünya çapında 4,2 milyondan fazla üretilen ve 90 ülkede satışa sunulan ikonik hafif ticari modeli Berlingo’nun Türkiye’deki üretimine, modelin 30’uncu yılında start veriyor. Üretim, bu yılın üçüncü çeyreğinden itibaren Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda başlayacak. Citroën Türkiye Marka Direktörü Bora Duran, kararın markanın tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı: “30’uncu yılını kutlayan Berlingo’nun markamız tarihinde ilk kez Türkiye’de Tofaş Fabrikamızda üretilecek olması bizim için son derece önemli bir dönüm noktası. Bu atılım, aynı zamanda Citroën markasının ülkemize ve üretim altyapımıza duyduğu güvenin önemli bir göstergesi” dedi.

ÜRETİM KAPASİTESİ 500.000’E ÇIKTI

Duran’ın verdiği bilgilere göre Tofaş’ta geçen yıl K0 projesi kapsamında Citroën Jumpy ve Spacetourer üretimine başlanmıştı; Berlingo’nun 2026 üretim programına dahil edilmesi bu stratejinin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Berlingo, Türkiye’de bugüne kadar 150 binin üzerinde kullanıcıyla buluştu.

Satış rakamları da markanın iddiasını destekliyor: Duran, 2026’nın ilk beş ayında hafif ticari araç pazarı yüzde 2 büyürken Citroën’in satışlarını yüzde 13,5 artırarak yaklaşık 9.950 adetlik satış hacmine ulaştığını, pazar payını da 1 puan artırarak yüzde 10,3’e taşıdığını belirtti. Bu büyümede Berlingo Combi’nin yüzde 30’luk satış artışının kilit rol oynadığını söyleyen Duran, hedefin yerli üretimin gücüyle hafif ticari araç pazarında ilk 3 marka arasındaki konumu güçlendirmek olduğunu ifade etti. Bu üretimle birlikte Tofaş, Türkiye’deki yıllık üretim kapasitesini 500 bin adede çıkardığını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.

‘YENİ YATIRIMLAR GÖLGEDE KALMASIN’

LenaCars Genel Müdürü Selçuk Nazik, askıya alınan fabrika yatırımlarının gündemi domine etmesinin, mevcut üreticilerin attığı yeni adımları gölgede bıraktığına dikkat çekti. Bantlara dahil olan her yeni modelin doğrudan ve dolaylı birçok pozitif etkisi olduğunu vurgulayan Nazik, “Üretime geçen her yeni model, aslında ülkemize ilave yatırım yapılması anlamına geldiği gibi yedek parça ve OEM üreticilerinin de desteklenmesi demek” dedi. Nazik, mevcut üreticilerin devlet teşvikleriyle desteklenmesinin özellikle istihdam kaynağı yaratması açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

‘ASIL REKABET BATARYA VE YAZILIMDA YAŞANACAK’

Türkiye’nin güçlü bir otomotiv üretim altyapısına sahip olduğunu belirten Nazik, yeni dönemde rekabetin yüksek katma değerli teknolojilere kayacağı uyarısında bulundu: “Türkiye bugün Avrupa’nın önemli üretim üslerinden biri konumunda. Ancak yeni dönemde yalnızca araç üretmek yeterli olmayacak. Batarya teknolojileri, yazılım, elektronik sistemler ve yeni nesil mobilite çözümleri konusunda yapılacak yatırımlar, sektörün geleceğini belirleyecek.” Ford, Tofaş, Renault, Toyota, Hyundai ve Togg gibi ana sanayi oyuncularının Türkiye’nin üretim kabiliyetini ortaya koyduğunu belirten Nazik, dikkat çekici bir uyarıda da bulundu: İç pazarda satılan araçların yaklaşık üçte ikisinin ithal olması; kur riski, cari açık, vergi politikası ve yerli üretim stratejisi açısından önemli bir gösterge. Nazik sözlerini şöyle tamamladı: “Yeni dönemde asıl rekabet yalnızca araç üretiminde değil; batarya, elektronik, yazılım, güç aktarma sistemleri ve yüksek katma değerli tedarik zinciri oluşturma kabiliyetinde yaşanacak.”

‘TÜRKİYE YENİ REKABET ŞARTLARIYLA KARŞI KARŞIYA’

İstanbul Ticaret Odası (İTO) 52. Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, BYD’nin Manisa yatırımını askıya alması, Hyundai’nin İzmit’teki batarya yatırımı ve Renault’nun Bursa’daki model yatırımlarının ilk bakışta birbirine zıt haberler gibi okunabileceğini, ancak Türkiye otomotiv ekosisteminin yeni bir yol ayrımında olduğunu gösterdiğini söyledi. Aşçı, “Avrupa ile Çin arasındaki elektrikli araç rekabeti, yerli katkı oranı, üretim lokasyonu, tedarik zinciri güvenliği, satış sonrası hizmetler ve yedek parça ekosistemi aynı anda yeniden şekilleniyor. Türkiye otomotivde bir kayıp hikâyesiyle değil, yeni rekabet şartlarına uyum zorunluluğuyla karşı karşıya” dedi.

‘HYUNDAI VE RENAULT’NUN MESAJLARI DENGELEYİCİ GELİŞMELER’

Hyundai’nin İzmit’teki batarya yatırımının Türkiye’nin elektrikli mobilite değer zincirinde daha fazla yer alma iradesini gösterdiğini söyleyen Aşçı, Renault’nun Bursa’daki esnek platform yatırımlarının da Türkiye’nin ihracat odaklı, mühendislik kabiliyeti güçlü bir üretim merkezi konumunu koruduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Aşçı, “BYD’nin bekleme kararı Türkiye için bir uyarıdır; Hyundai ve Renault’nun yatırım mesajları ise Türkiye’nin hâlâ güçlü bir üretim zemini sunduğunu gösteren dengeleyici gelişmelerdir” ifadelerini kullandı.

‘REKABET ARTIK FABRİKA KURMAKTAN İBARET DEĞİL’

Yatırım rekabetinin teknoloji, tedarik zinciri, pazar erişimi ve yerli katkı oranı üzerinden yeniden tanımlandığını vurgulayan Aşçı, “Rekabet artık ‘kim fabrika kuracak?’ sorusundan ‘hangi teknolojiyle, hangi tedarik zinciriyle, hangi pazara ve hangi yerli katkı oranıyla üretim yapılacak?’ sorusuna taşındı. Batarya paketleme, güç elektroniği, termal yönetim, yazılım, ADAS sistemleri, bağlantılı araç teknolojileri ve yüksek voltaj güvenliği gibi alanlarda yerli kabiliyet geliştirmek artık tercih değil, stratejik zorunluluk” açıklamasını yaptı.