enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp

Otomotiv satış sonrası pazarında nakit krizi!

Otomotiv satış sonrası pazarında nakit krizi!
02.11.2026
A+
A-

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) 2026 yılı üçüncü çeyrek sektörel değerlendirme anketi, sanayideki finansal baskının ulaştığı kritik seviyeyi gözler önüne serdi. Beklenen büyümenin yakalanamadığı sektörde tahsilat sorunları zirveye çıkarken, dağıtıcı (distribütör) firmaların yüzde 92’si yeni yatırım planlarını tamamen askıya aldı. Sektörün yıl sonu dolar kuru beklentisi ise 52,26 TL’ye yükseldi.

Satışlarda hedefin altında kalındı

Anket sonuçlarına göre, yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar 2025’in aynı dönemine kıyasla dolar bazında yalnızca yüzde 0,03 artış gösterdi. Önceki dönemde öngörülen yüzde 1,33’lük büyüme beklentisinin çok altında kalınması, pazardaki talebin zayıflığını teyit etti. Bu dönemde üretici üyelerin satışları dolar bazında yüzde 3,18 artarken, dağıtıcı üyelerin satışlarında yüzde 2,61 oranında düşüş yaşandı. Stok seviyeleri ise sektör genelinde ortalama yüzde 0,23 geriledi.

Bir numaralı gündem: Nakit akışı ve tahsilat

İşletmelerin finansal dengelerini yönetmekte yaşadığı güçlükler anketin en çarpıcı çıktısı oldu. Ankete katılan üyelerin yüzde 80,9’u “nakit akışında yaşanan problemleri” sektörün en büyük sorunu olarak işaretledi. Bunu yüzde 70,6 ile maliyetlerdeki aşırı artış ve yüzde 52,9 ile iş ve ciro kaybı izledi. Lojistik ve operasyonel tarafta ise üyelerin yüzde 47,1’i kargo maliyetleri ve teslimat gecikmelerinden, yüzde 26,5’i gümrük sorunlarından, yüzde 25’i ise tedarik aksaklıklarından şikayet etti. Mevzuat değişiklikleri ve istihdam sorunları (yüzde 17,6) ile döviz kuru hareketliliği (yüzde 10,3) diğer zorluklar arasında yer aldı.

Tahsilat tarafındaki bozulma ivme kazandı. Üyelerin yüzde 48,5’i tahsilat süreçlerinin kötüleştiğini, yüzde 5,9’u ise çok daha kötü hale geldiğini belirtti (toplam olumsuzluk oranı yüzde 54,4). Bir önceki ankette 39,9 olan tahsilat süreçlerine ilişkin ortalama değerlendirme puanı, üçüncü çeyrekte 37,5’e kadar indi.

Yatırım iştahı bıçak gibi kesildi

Finansal daralma, otomotiv sanayisinin geleceğe yönelik adımlarını da frenledi. Önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan şirketlerin oranı, yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 14,7’ye çakıldı. Üreticilerde yeni yatırım iştahı yüzde 28,6’dan yüzde 22,6’ya inerken, dağıtıcılarda bu oran yüzde 8,1’e kadar düştü. Dağıtıcı üyelerin yüzde 91,9’unun hiçbir yeni yatırım planlamaması, öngörülebilirliğin kaybolduğuna işaret etti.

Üretimde daralma ve kapasite kaybı

Sanayinin çarklarındaki yavaşlama, üretici verilerinde net biçimde görüldü. Üretici üyelerin kapasite kullanım oranı (KKO), bir önceki anketteki yüzde 73,93 seviyesinden 5,87 puanlık belirgin bir düşüşle yüzde 68,06’ya geriledi. Aynı dönemde üretim yüzde 0,68, ihracat ise dolar bazında yüzde 0,16 oranında sınırlı daralma yaşadı.

Olumsuz üretim verilerine rağmen sektör istihdamda direnmeyi başardı. Üyelerin yüzde 52,9’u çalışan sayısını korurken, yüzde 22,1’i istihdamını artırdı. İstihdamda küçülmeye gidenlerin oranı ise yüzde 25’te kaldı.

Son çeyrek beklentileri karamsar

Yılın son çeyreğine ilişkin projeksiyonlar daralmanın süreceğini gösteriyor. Sektör temsilcileri, son çeyrekte yurt içi satışların dolar bazında ortalama yüzde 1,30 azalacağını tahmin ediyor. Sektörün genel gidişatının “daha kötüye” gideceğini öngörenlerin oranı yüzde 21,9’dan yüzde 41,2’ye fırlarken, genel ekonomideki koşulların kötüleşmesini bekleyenlerin oranı yüzde 58,8’i buldu. Döviz tarafında ise üyelerin 2026 yıl sonu dolar kuru tahmini 49,31 TL’den 52,26 TL’ye revize edildi.

Özçete: Finansal sürdürülebilirlik tehdit altında

OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörün güçlü üretim altyapısı ve dağıtım ağıyla stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, artan maliyetler ve talepteki zayıf seyrin hareket alanını daralttığını vurguladı: “Önceki dönemlerde maliyet artışları en önemli gündem maddemizken, bugün üyelerimizin yüzde 80,9’u nakit akışında sorun yaşadığını ifade ediyor. Tahsilat süreçlerindeki bozulma, işletmelerin finansal planlamasını ve operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkiliyor.”

‘Rekabet için ‘teknolojik dönüşüm’ yatırımı şart’

Yatırım eğilimindeki gerilemenin kısa vadeli bir erteleme olarak görülmemesi gerektiğini belirten Özçete, sanayinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için teknolojik dönüşüm yatırımlarının sürmesi gerektiğine dikkat çekti: “Üretici üyelerimizin kapasite kullanım oranının yüzde 68,06 seviyesine gerilemesi dikkatle ele alınması gereken bir gelişme. Türkiye, otomotiv satış sonrası ürünlerinde önemli bir tedarik merkezi konumunda. Bu avantajımızı koruyabilmek için şirketlerimizin verimliliklerini artırmalarını, katma değerli üretime odaklanmalarını destekleyecek bir ekonomik zemine ihtiyaç var. Uzun vadeli büyüme için finansal istikrarın güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gerekiyor.”