enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Otomotiv sektörü sınavı geçti mi?

Otomotiv sektörü sınavı geçti mi?
27.04.2020
A+
A-

Üretim süreci, satışlar, bayilerin dijitalleşmesi, araç paylaşımının geleceği, yeni model araçların tanıtımlarının bundan sonra nasıl olacağı ve otomotiv şirketlerinin toplumsal birlikteliğe olan katkısı ve daha fazlasını siz değerli okuyucularımız için duayen bir otomotiv gazetecisi olan Otomobilin Mesut Abisi’nin gözünden ele aldık.

Fırat İpek

Sağlığımızı, insan ilişkilerimizi, ekonomimizi ve tüm hayatımızı tehdit eden koronavirüs salgını Türkiye’ye geldiğinden beri otomotiv şirketleri hızlı ve doğru hamleler yaptı. Üretime ara verdiğini duyuran şirketler, ‘ailemizi koruyacağız’ diyerek çalışanlarını işten çıkarmayacaklarını belirtti. Satış ve satış sonrasına teknolojik destek sağlayıp, bayilerde online hizmetlerin başlamasına destek oldu.

Şirketler, araç üretimine ara verse de sağlık çalışanları için maskeden tutun da kabine kadar bir takım medikal malzemeler üretip, Sağlık Bakanlığına teslim etti.

Milli Dayanışma Kampanyası’na da milyonlarca lira para desteğinde bulundular. Tüm bunların yanında otomotiv şirket yöneticileri toplumun geleceğe ümitle bakması ve birlikteliğimizi korumamız için düzenli olarak basın açıklamalarında bulundu.

Koronavirüs günlerinde otomotiv şirketlerinin neler yaptıklarıyla ilgili sektörün çatı derneklerinden ve yöneticilerden dinlediniz ve dinlemeye devam ediyorsunuz.

Fakat sektöre yıllarını vermiş bir otomotiv gazetecisinin ve yazarının yorumlarını merak ediyorsunuzdur.

1987 yılında başladığı gazeteciliğe 1999 yılından itibaren otomotiv yazarlığıyla devam Mesut Bıyık, nam-ı diğer Otomobilin Mesut abisi koronavirüs günlerinde ve sonrasında otomotiv sektörünü değerlendirdi.

İzahatı fazla uzatmadan sözü, İnteraktif Otomobil gazetesi okurları için sorularımızı cevaplayan Otomobilin Mesut abi’yi bırakalım.

Keyifli okumalar.

İnteraktif Otomobil gazetesi

SEKTÖR İYİ BİR SINAV VERDİ

Koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında üretimi durduran otomotiv şirketlerinin personeline, bayilerine ve toplumsal birlikteliğe olan desteğini bir gazeteci olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle dünyaya bir sabır, birlik ve beraberlik dersi veren milletimize, inanılmaz bir fedakarlıkla canlarını ortaya koyup koronavirüse karşı mücadele veren sağlık çalışanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Bunun yanı sıra, bu mücadelede gönüllü olarak yine çok önemli bir görev üstlenen otomotiv sektörünü de tebrik ediyorum.

Ford Otosan, Tofaş, Oyak Renault ve Mercedes-Benz Türkiye, sağlık çalışanları için entübe ve numune alma kabini, ateş ölçüm ünitesi, maske gibi koruyucu malzeme ürettiler. Shell, BP, Opet, Petrol Ofisi gibi akaryakıt şirketleri ve daha pek çok sektör firması da “Biz bize yeteriz” kampanyasına milyonlarca liralık parasal destek verdi. Ben kendi adıma hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Otomotiv sektörü bu süreçte çok iyi bir sınav verdi diyebiliriz. Sadece bir yetkili servis yöneticisi arkadaşımızı koranavirüs sebebiyle kaybettik maalesef.

Süreci çok doğru ve şeffaf yöneten Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’yı da unutmayalım.

TEDBİR ALARAK ÜRETİME BAŞLANMASI DOĞRU OLANDIR

– 20 Nisan itibarıyla bazı markalar üretime başlayacağını duyurdu. Bazıları da üretimini Mayıs ayına uzattığını söyledi. Çarkların dönmeye başlamasını nasıl yorumlamalıyız?

Türkiye, salgın sebebiyle otomotiv üretiminde en az 100 bin adet kaybetti. Sürecin uzaması demek daha fazla üretim kaybı anlamına geliyor.

Üretim kaybı, ihracat ve iç pazarda ciddi ekonomik kayıp da demek. Bu nedenle sektörün yeterli tedbiri alarak üretime başlaması doğru olandır. Ama insan hayatı tüm ekonomik kaygılardan çok daha önemli. Üretim tesislerinden Covid-19 vaka haberleri gelmeye başlarsa bu da oldukça büyük risk. İnşallah sektör alınacak sıkı tedbirlerle, güvenli bir şekilde çarkların yeniden dönmesini sağlayabilir.

EN ŞANSSIZ SEKTÖR OTOMOTİV

– Bu dönemde hızlıca djitalleşen bayiler, müşteriye online görüşme ve online satış imkanı sağladı. Fakat adı online satış olsa da yine normal satış prosedürleri işliyor. Bu dijitalleşme neticesinde tamamen online sıfır araç satışı gerçekleşir mi? Türkiye’de bu mümkün mü?

Covid-19 salgını tüm sektörlere gösterdi ki kapıda hizmet, online satış, yakın geleceğin olmazsa olmazı. Ama araç satışları konusunda sektörün önünde çok ciddi bir bariyer var. Bilindiği gibi her ticaret şeklinde olduğu gibi, online satışlarda da kendine özgü yasal sınırlar, kurallar var. “Mesafeli Satış Sözleşmesi” yönetmeliği de online satışın en belirleyici kuralı. Bu yönetmeliğe göre satılan ürün 14 gün içinde iade edilebiliyor ve satıcı bu iadeyi koşulsuz kabul etmek zorunda. Sıfır kilometre olarak satılan bir otomobili, alıcı 14 günlük yasal sınır içinde iade etmek isterse ne olacak?

İkinci el durumuna düşecek aracı satıcı tekrar sıfır statüsünde satamayacak ve ciddi değer kaybı olacak. O yüzden online satış konusunda en şanssız sektör otomotiv.

BUNA CESARET EDEMEM

– Koronavirüs, paylaşımlı araç kiralamaya talebi azalttı. Bu süreç, bir çok kişinin aynı anda kiraladığı ‘Araç paylaşımı’nı ve gün içinde bir çok kişinin kullandığı “Dakikalık araç kiralama” uygulamasının sonunu getirir mi?

Evet, ben de birkaç saat önce kimin kullandığını bilmediğim saatlik, dakikalık kiralanan bir aracı kullanmaktan artık sakınırım ve buna cesaret edemem. Bu tip kiralamada her ne kadar 30 gün süreli dezenfeksiyon yapıldığı açıklansa da her kullanıcı değişiminde aracı dezenfekte etme şansı yok. Çünkü araçları bir otoparktan alıp herhangi bir otoparka bırakabiliyorsunuz.

Zaten şu an kısa dönem araç kiralama yüzde 70 oranında düşmüş durumda, saatlik kiralamada ise bu çok daha yüksektir. Ama bu beladan kurtulduktan sonra, zor da olsa yeniden toparlanır diye düşünüyorum.

ÖNCELİK MEVCUT SİPARİŞLERİ YETİŞTİRMEK

– Fabrikaların durması, trafikteki araç sayısının azalması ile hava kirliliği inanılmaz oranda azaldı. Nitekim Çin’de mart ayında satışlar yüzde 41 azalsa da Tesla’nın satışları arttı. Bu süreç çevreci olan elektrikli araçlara talebi arttırır mı? Ve elektrikli araçların yaygınlaşması hızlanır mı?

Aslında senin de dediğin gibi koronavirüs süreci elektrikli otomobillerin önünü açan bir etken oldu. Ama elektrikli araçların çoğalmasının önünde engel oluşturan durumlar da ortaya çıktı.

Mesela üretime verilen ara nedeniyle ortaya çıkan üretim kaybını telafi edebilmek için tüm fabrikalar, yeni araç geliştirme projelerini ertelemek zorunda kalacak. Çünkü öncelik, mevcut siparişleri yetiştirmeye verilecek.

Diğer taraftan petrol fiyatları inanılmaz seviyede düştü. Böyle bir dönemde, ilk maliyeti oldukça yüksek olan elektrikli otomobillere tüketicilerin ilgisi ister istemez azalacak.

Petrol fiyatları yeniden yükselirse elektrikli araçlara ilgi yeniden artar.

HAYAT KENDİ CEVABINI VERİYOR

– Otomotiv sektörüne yıllarını vermiş bir gazeteci olarak yurt dışında, yurt içinde bir çok araç tanıtımına ve fuarlara katıldınız. Lansmanlarda da bir çok gazeteci ve yönetici bir arada oluyor. Bu süreç yeni modellerin lansmanlarını nasıl etkiler. Toplantılar gibi lansmanlar da dijitalleşir mi?

Ben şu an bu soruyu cevaplarken hayat kendi cevabını veriyor aslında. Toyota yeni B-SUV modelinin şu an online lansmanını gerçekleştiriyor. Kısa vadede başka online lansmanları da görebiliriz. Ama biz otomobil yorumcuları, dokunamadığımız, kapısını açıp içine giremediğimiz, direksiyonuna oturamadığımız aracı yorumlamakta tabi ki zorlanırız. O nedenle her şeyin yoluna girdiği zamanda fiziki lansmanlara tekrar dönülecektir.

Tüm GSM operatörlerinden ücretsiz telefonunuza indirebileceğiniz “e-dergi” uygulamasının gazete kategorisinde yer alan İnteraktif Otomobil gazetesini indirip okuyabilirsiniz.

Telefonunuza Türk Telekom e-dergi uygulamasını indirdiyseniz ya da zaten e-dergi uygulaması telefonunuzda var ise; Mesut abinin yorumlarına aşağıdaki link yardımıyla ulaşabilirsiniz.

https://edergi.turktelekom.com.tr/m/edergi/dre.aspx?issue=21369

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.