HaberlerManşet

Gazeteciler ve dijitalci ‘arkadaşlar’

Fırat İpek’in Milat gazetesinde yayınlanan köşe yazısı. İyi okumalar

 

Düşünen adam.

Bu iki kelimenin zihinlerimizdeki karşılığı sağ elinin üst tarafı çenesiyle birleşen adam heykelidir.

Dijital mecraların hayatımıza girmesiyle başlayan gelenekselcilerin ve dijitalcilerin kıran kırana geçen çatışmasında üstünlük dijitalcilere mi geçiyor?

Bu çatışma her yerde var.

Evimizde, işimizde, özel sektörde, kamu kurumlarında, futbolda, siyasette ve her yerde.

Peki ‘geleneksel mi, dijital mi?’ tartışmasının en yoğun yaşandığı yer neresi?

Tabi ki medya.

Mevzu genel olsa da, konuyu otomotiv özelinde ele alacağım.

Geleneksel diye tabir edilen gazeteler, televizyonlar ve bu mecralarda otomotiv gazeteciliği yapanlar bir tarafta, dijital mecralarda yayın yapan ve video içerik üreten ‘arkadaşlar’ diğer tarafta.

Tarafların tam ortasında kim var?

Otomotiv markaları.

Gelenekselciler ve dijitalciler arasında mekik dokuyanlar ise otomotiv markalarının bünyesinde bulunan Pazarlama ve Kurumsal İletişim departmanları ile PR Ajansları.

Geleneksel diye tabir edilen mecralardan özellikle gazeteler, dijitalleşme yolunda büyük yatırımlar yapıyor.

Milat gazetesi de dijitalleşme yatırımları yapan mecraların önde gelenlerinden.

Yenilenen milatgazetesi.com da bunun en büyük göstergesi.

Gazetelerde hal böyle iken bu mecralarda kalem oynatan otomotiv gazetecileri dijitalci diye tabir edilen ‘arkadaşlara’ dirense de iyiden iyiye düşünen adam pozisyonuna geçti.

Bir örnekle bu durumu açıklayayım:

“Geçtiğimiz günlerde TOGG online bir basın toplantısı düzenledi. Toplantı öncesi Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) Başkanı, TOGG Kurumsal İletişim Direktörü’nden toplantı içeriğinin pazartesi günü için ambargolu olmasını istemiş.

Fakat TOGG iletişim direktörü, toplantı sırasında bu isteği kabul etmediğini söyledi. Değişen ve dönüşen dünyayı iyi takip eden iletişim direktörü; “Muhakkak herkes bu toplantıyı farklı analiz edecektir. Bu yüzden isteyen istediği zaman haberi yayınlasın” diyerek bir gerçeği gözler önüne serdi.”

‘Geleneksel mi, dijital mi?’ çatışmasının en yoğun yaşandığı alan ise; REKLAMlar.

Dergiler, gazeteler, televizyonlar derken otomotiv sektörünün yüksek bütçeler ayırdığı reklam pastasının en büyük dilimi, dijital mecralara servis ediliyor.

Markalar özelikle youtube reklamlarına, youtuberlara ve dijital reklam filmlerine yöneldi.

Son zamanların en popüler reklamları ise dijital reklam filmleri oldu.

Geçtimiz aylarda Renault’nun çektiği dijital reklam filmi ve bugün (14 Eylül)

youtube kanalında yayına girecek Ford dijital lansmanı bu duruma örnektir.

Hakkını teslim etmek gerekir ki; yıllardır otomotiv sektörüyle yol alan gazeteleri unutmayan tek marka Renault.

Bazı markalar ve bazı yöneticiler de, bazı gazete ve 8 gazeteci dışında kimseyle muhattap olmuyor.

Bu durumun ekseriyetle yaşanması da otomotiv gazetecilerini kaybolmaya mahkum ediyor ya da kalemlerini bırakıp video içerik üretmeye zorluyor.

Bu yaşananlara çözüm üretecek bir dernek var; açılımı Otomotiv Gazetecileri Derneği olan OGD.

Tabi şöyle de bir gerçek var: OGD’yi yönetenler ‘gazeteciler ve dijitalciler’ diye sınıf ayrımı çatışmasını körüklüyor.

Yakın geçmişte 20’ye yakın dijitalci arkadaşın OGD’den istifa etmesi de bunun ispatıdır.”

Ne yazık ki; OGD statüko ile yönetiliyor.

Bu yönetim şeklinden vazgeçilirse yazdığım sorunlara çözüm de üretilir.

Sağlıkla kalın.

Comment here