enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

İnsanlığa hizmet ederse sorun yok

İnsanlığa hizmet ederse sorun yok
20.05.2020
A+
A-

Otonom araç teknolojisiyle ilgili tartışılan en önemli konu veri güvenliği. Nesnelerin internete veya birbirlerine bağlı olduğu dünyada yüzde 100 veri güvenliğinin hiçbir zaman mümkün olmadığını söyleyen Kıdemli Bulut Bilişim Çözümleri Mimarı Bora Taşer, “Otonom araçlar, bağlı kaldıkları ve sadece insanlığa hizmet ettikleri müddetçe günlük hayatımızın en büyük parçalarından biri olacak” dedi.

IBM Türkiye Kıdemli Bulut Bilişim Çözümleri Mimarı Bora Taşer

– Otonom araçlarda en çok tartışılan konuların başında ‘veri güvenliği’ geliyor. Veriler güvende mi değil mi?

Veri, yeni dünya düzeninin yani dijital çağın en kıymetli madeni olarak kabul edildiği için, nasıl insanlar altın gibi kıymetli madenlerini kasalarda ve erişilmesi çok zor olan güvenli yerlerde saklamaya çalışıyorlarsa, kurumlar ve organizasyonlar da veriyi güvenli ortamlarda saklamak, erişimini zorlaştırmak ve kontrol altına almak için birçok teknoloji ve frameworkler kullanmaktalar.

Bağlı ve Otonom (Connected & Autonomous Vehicles-CAVs) araçlar, yapıları itibarı ile otonom sürüş fonksiyonları sunuyorlar. Bu fonksiyonların temel çalışma prensibi, temel sürüş dinamiklerini ve kurallarını, yol, trafik, kullanıcı ve hava şartları gibi birçok faktöre göre öğrenme yolu ile şekillendirmek oluyor. Yani basit tabiriyle trafiğin yoğun olduğu rotları pas geçmek, aracı kullanan şoförün kişisel tercihlerine göre rota önerileri sunmak, hava ve yol şartlarına göre aracın hızını artırmak veya azaltmak gibi. İşte bu tür bilgileri bir araya getirip anlık olarak işleyebilmek için her Bağlı ve Otonom araç kendine özel bir veri tabanı ve veri havuzu oluşturuyor. Bu verilerin içerisinde kullanıcının kişisel verilerinden sürüş dinamiklerine kadar her türlü veri bulunuyor. Bu verileri anlık olarak işleyebilmek ve gelecekte istatistikler tutmak, trend analizleri yapmak için bir yerlerde saklanması gerekiyor.

VERİLERİN KORUNMASI ŞART

Bağlı ve Otonom araçların ürettikleri ve işledikleri veriler birkaç farklı yöntemle saklanabiliyor. Bunlardan en temel olanı aracın kendi içerisinde saklanması. Ancak herhangi bir kaza veya çalınma riskine karşı bu verilerin kaybolması veya istenmeyen ellere geçmesi an meselesi olabiliyor. Bu nedenle Otonom araçları güvenli internet üzerinden belli merkezlere (genellikle Bulut Ortamları) bağlı tutarak verilerin bu merkezlere aktarılması ve orada saklanması sağlanıyor. Böylelikle herhangi bir kaza veya çalınma durumunda tüm veriler tek merkezde olduğu için veri kaybı veya çalınma durumları kısmen de olsa ortadan kaldırılmış oluyor. İşte bu nedenledir ki Otonom araçlara artık Connected yani Bağlı araçlar deniyor. Tabii ki merkezlerde saklanan verilerin de korunması gerekiyor. Bununla ilgili farklı zamanlarda daha detaylı bilgiler aktarabilirim.

KÖTÜYE KULLANILABİLİR

Otonom araçlar temelde iki yöntemle hacklenebiliyor. Bunlarda ilki, araca fiziki erişim yolu ile müdahele ederek hacklemek. Bunun için aracınıza fiziki olarak erişim sağlanması gerekiyor. Diğeri ise uzaktan erişim yolu ile hacklemek. Bunun da farklı yöntemleri bulunuyor. Bunlardan en çok üzerinde tartışılanı Sniffing yöntemi ile Otonom aracın merkezle olan enkripte edilmiş yani şifrelenmiş veri trafiğini havada koklama tabir ettiğimiz sniffing yöntemi ile yakalamak ve dekripte etmek yani şifreleme metodunu çözmek suretiyle bu veriyi ele geçirerek, otonom araca uzaktan root erişim sağlayabilecek veriyi yakalayabilmek. Böylece uzaktan erişilen aracın ani frenlemesini sağlayabilmek, veya şerit değiştirmesini sağlamak gibi kötü niyetli amaçlara hizmet ettirilebilir.

Zira TESLA Motorsports bu konuda yaşadığı bir yazılım açığının tespit edilmesi üzerine hızlıca yeni yama geliştirerek bu açığı kapattı. Diğer yandan Chris Valasek ve Charlie Miller adlı uzmanlar 2014 model bir SUV’nin control ünitesine uzaktan erişim sağlayarak otoyol üzerinde aracın ani fren yapmasını sağladılar. Bunu canlı olarak tüm uzmanlara göstererek bu tür güvenlik açıklarının ne denli tehlike yaratabileceğini gözler önüne serdiler.

Unutulmaması gereken en önemli konu, nesnelerin internete veya birbirlerine bağlı olduğu dünyada yüzde 100 veri güvenliğinin hiçbir zaman mümkün olmadığı, bu nedenle de veri güvenliğinin yalnızca teknoloji araçları ile değil yönetişim araçları ve kanunlarla da desteklenmesidir.

VERİ AKIŞI ÖNEMLİ

– Peki veri paylaşılmazsa otonom araçlar geliştirilemez mi?

Yukarıda da belirttiğim gibi Otonom araçlar temel sürüş fonksiyonlarını (ilerleme, durma, yön değiştirme, acil durum tepkileri vb.) sağlarken bu fonksiyonları daha da zenginleştirmek ve daha akıllı hale getirmek (anlık değişen hava durumuna göre rotayı değiştirmek, sıkışan trafiği tespit edip alternatif yollar hesaplamak, kullanıcının kişisel tercihlerine göre rota üzerinde restorant, alışveriş noktaları önermek vb.) için farklı kaynaklardan daha çok veriye ve analize ihtiyaç duyacaklardır. Bu nedenle Otonom araçların aynı zamanda Connected yani Bağlı olmaları, kullanıcılarına çok daha verimli, sağlıklı ve konforlu bir sürüş tecrübesi yaşatmaları açısından ciddi önem arz ediyor.

HAYAL OLMAKTAN ÖTEYE GEÇTİ

– Şu anda akıllı araç teknolojisi ne seviyede. Tamamen güncellenebilir ve kişileştirilebilir araçlar ne zaman yollarda olur.

Akıllı araçların gelişmesi için hala önümüzde ciddi bir yol var. Akıllı araç endüstrisinin ihtiyacı olan en önemli akseleratör, aktif bir ekosistemdir. Yani akıllı araçlar için yenilikçi uygulamalar geliştirecek yazılım firmalarından, güvenlik teknolojilerine kadar tüm bu dijital dünyayı bir araya getirecek bir Ekosistemden bahsediyoruz. Düşünsenize kendi aracınıza AppStore gibi bir uygulama mağazasından istediğiniz bir uygulamayı indirip kurarak aracınızın sizinle farklı bir dilde konuşması sizi anlaması, size sesli olarak hoşunuza gidebilecek potansiyel rotalar sunması ve sizin tercihlerinizi öğrenerek kendisini her geçen gün geliştirmesi. Aslında bu artık hayal olmaktan çıktı. Zira günümüzde birçok Bulut Tabanlı Teknoloji şirketleri Speec to Text, Text to Speech, Cognitive Speech Recognition gibi analitik ve makine dili tabanlı uygulamalar geliştirdiler. Artık bu uygulamaları istediğiniz ortama uyarlayıp sizi dinleyen, söylediklerinizi anlayan ve anlamlı yorumlar katarak sizinle interaktif bir ilişkiye geçen kendi robot uygulamanızı yaratabilirsiniz.

Artık eski konvansiyonel otomotiv endüstrisi anlayışı hızla ortadan kalkmaktadır. Bildiğiniz gibi birçok ülke ve birlik, bundan 10 sene sonra artık dizel araç üretmeyeceklerini duyurdular. Bu da artık çok yakın zamanda Bağlı ve Otonom araçları ve her bütçeye uygun modellerini pazarda ve caddelerde görmemiz demek olacaktır.

5G İLE İLGİLİ YASA YAPICILARA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR

– 5G teknolojisinin otonom araçların geleceği için olmazsa olmazı deniyor. Aynı zamanda insanlığın da sonu olduğu söyleniyor. Siz ne diyorsunuz?

5G teknolojisini 4G ve diğerlerinden ayıran en temel özelliği, çok basit anlamda bakarsak daha fazla veriyi (bytes & data units) sanallaştırmanın da katkılarıyla kablosuz olarak daha çok kablosuz cihaza çok daha hızlı ve etkin şekilde iletebilmesidir. Örneğin 4G teknolojisi bir kilometrekare içerisine tek bir bağlantı noktası üzerinde 4000 mobil cihazı desteklerken 5G teknolojisi ile bu rakam bir milyona rahatlıkla ulaşabilmektedir. Bu sayede bugün yanlızca cep telefonu ve tabletler bağlı iken 5G ile akıllı araçların da bu networklere bağlanabilmesi ve veri trafiği oluşturmaları da mümkün kılınacaktır. Bu da Otonom araçların daha aktif kullanımını sağlayacak teknolojik imkanlar demektir.

Diğer yandan 5G’nin zararları henüz tam olarak test edilmemiş olup bu konu ile ilgili bugünden yorum yapmanın çok erken olduğunu düşünenlerdenim. Zira Fayda – Zarar ilişkisi, günümüz teknoloji geliştiricilerinin içinden bir türlü çıkamadıkları bir ikilem haline gelmiş durumdadır. Bu konuda yasa yapıcı ve düzenleyicilere çok fazla iş düşüyor.

ŞU AN TOGG’LA ÇALIŞMIYORUZ

– IBM olarak Yerli Otomobil ve Türkiye’de üretim yapan otomotiv markalarıyla iş birliğiniz var mı?

Yerli otomobil konusunda henüz pazarda aktif üretime geçilmediği için şimdilik IBM olarak bu konuda herhangi bir çalışmamız olmamakla beraber ileriki dönemlerde bu konuda aktif girişimlerimiz olabilir. Diğer yandan Türkiye’de üretim yapan otomotiv markalarının birçoğu ile aktif çalışmalarımız halen devam etmekte.

– Sizce Türkiye (hükümetten STK’lara, kamu kurumlarından vatandaşlara, şirketlerden şehirlere) araç teknolojisinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda diğer ülkelere göre ne durumda?

Türkiye’de kavramsal yazılım teknolojileri ve yapay zeka ile ilgili oldukça ciddi çalışmalar yapan birçok şirket mevcut ve bu şirketlerin ve startup’ların sayıları gittikçe artıyor. Devlet destekli krediler ve teşvikler bu şirketlerin büyümesi için ciddi önem arzediyor. Bu konuda birçok destek aracı mevcut. Bu desteklerden doğru şekilde ve zamanında faydalanabilmeleri için şirketlerde farkındalık yaratmak gerekiyor. Zira halen birçok şirket bu desteklerin varlığından haberdar değil.

– Son olarak otonom araç teknolojisinin artıları ve eksileri nedir?

Otonom araçlar, bağlı kaldıkları ve sadece insanlığa hizmet ettikleri müddetçe günlük hayatımızın en büyük parçalarından biri olmaya aday olacaklarına eminim. Düşünsenize evinizde çok acil müdaheleye ihtiyacı olan bir yakınınızı acilen en yakın hastaneye en hızlı ve en güvenli şekilde götürebilmeniz için size en doğru rotayı çizen, bu rotada en güvenli ancak en hızlı şekilde ilerleyen ve yol boyunca hastanızın sağlık verilerini anlık olarak gideceğiniz hastaneye ve doktora canlı olarak aktarabilen akıllı bir aracınız var ve bu araç sayesinde gideceğiniz hastane ve ekibi nasıl bir vaka ile karşı karşıya olduklarını önceden bilip ona göre önlem alacaklar, ona göre hazırlıklarını yapacaklar. Böyle bir dünyayı hayal etmeyin, düşünün! Çünkü bu verdiğim örnek artık hayal olmaktan çıkmış durumda.

Fırat İpek

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.